İslami Eğitim Platformu

Celâlzâde Mustafa Çelebi H.z

İslami Eğitim Platformu/Celâlzâde Mustafa Çelebi H.z => On altıncı asır Osmanlı âlimi ve büyük devlet adamı. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Babası,

Gönderen Konu: Celâlzâde Mustafa Çelebi H.z  (Okunma sayısı 651 defa)

GooDMüsLim

  • VATAN
  • Moderator
  • Çalışkan Üye
  • *
  • İleti: 1797
  • Rep Puanı: 109
: Ocak 17, 2008, 01:08:21 ÖÖ
On altıncı asır Osmanlı âlimi ve büyük devlet adamı. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti.

Babası, Tosyalı Kâdı Celâl'dir. Celâleddîn Efendi, medreseden yetişerek Rumeli tarafındaki kazâlarda kâdılık etmiş, derecesi Eşrâf-ı Kudât rütbesine kadar yükseldikten sonra kâdılıktan çekilerek, emekliye ayrılmış ve 1528 târihinde vefât etmiştir. Kâdı Celâleddîn, doğruluğu, yumuşak huylu ve mütevâzi olmasıyla kendisini sevdirmiş, içi dışı tertemiz bir zât idi. Kâdı Celâleddîn'in Mustafa, Sâlih veAtâullah isimlerindeki üç fazîletli oğlunun büyüğü Mustafa Çelebi'dir.

Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Dîvânî yazıdaki üstün kâbiliyeti ve Vezîriâzam Pîrî Mehmed Paşa ile Nişancı Seydî Beyin kendisini himâye etmeleriyle, medrese hayâtından ayrılarak, genç yaşında devlet hizmetine alındı. Yavuz Sultan Selîm Hanın iltifâtına mazhâr olup, 1516 senesinde Dîvân-ı Hümâyûn kâtipliğine tâyin edildi.

Mustafa Çelebi Türkçe inşâ, yazı yazmadaki kudret ve mahâretinden başka Arapça ve Farsçada da kalem sâhibi, âlim ve şâir bir zâttı. Kaleme aldığı berât veya menşûrlardaki inşâ, yazma sanatı kudreti, zamânına göre pek kuvvetlidir ve münşeâtı, yazışmaları, senelerce nümûne olarak kullanılmıştır. Bilhassa Safevî hükümdârı Şah Tahmasb'a yazılan nâme-i hümâyûn ve pâdişâhın emriyle Vezîr-i âzam İbrâhim Paşa için kaleme aldığı seraskerlik menşûru, kuvvetli kalem sâhibi olduğunun en parlak nümûnelerindendir.

Celâlzâde Mustafa Çelebi, Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde, iyi ve kötü huyların fayda ve zararlarından bahsetmektedir. Celâlzâde, her konuyu îzâh ettikten sonra o konu ile ilgili olan âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve velîlerin sözlerini yazıp çeşitli hikâyeler de zikrederek okuyucuyu aydınlatma yoluna gider. Eser bu hâli ile hem bilgi kaynağı, hem de bir ibretler hazînesidir. Sanki bir sohbet niteliğindedir. Okuyucu, âlim bir zâtın huzûrunda oturuyor ve ondan ders alıyormuş gibi olmakta ve aradaki menkıbelerle de dikkatini toplamaktadır
« Son Düzenleme: Ocak 20, 2008, 05:48:50 ÖS Gönderen: esengül »
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE