İslami Eğitim Platformu

Sözünü amelinden bil

İslami Eğitim Platformu/Sözünü amelinden bil => Sözünü amelinden bil Kişiyi mümin kılan da, iman dairesi dışında tutan da dildir. Dil, doğru kullanılırsa cennete açılan, yanlış kullanılırsa

Gönderen Konu: Sözünü amelinden bil  (Okunma sayısı 998 defa)

hizmetKAR

  • Süper Yönetici
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 51
  • Rep Puanı: 0
  • www.gizemliyazar.com
: Ağustos 16, 2012, 04:51:52 ÖS
Sözünü amelinden bil

Kişiyi mümin kılan da, iman dairesi dışında tutan da dildir. Dil, doğru kullanılırsa cennete açılan, yanlış kullanılırsa cehenneme götüren bir kapıdır. Euzu, Sübhanallah ve Bismillah kelimeleri insanı tüm kötülüklere karşı korur. Elhamdülillah, nimetin kendi lezzetini yüz kattan daha fazla artırdığı gibi tadına da tat katar. Şeytanın desiselerini susturan sır ise Allahuekberdir.

Fudayl bin İyaz, namlı bir eşkıya olarak günaha meylettiği bir gece vakti, bir hafızın okuduğu Kur'an ayetiyle, kalpleri 'Allah'ın zikri karşısında yumuşamaya çağıran' Hadid Sûresi ayetiyle şifa ve hidayet bulan bir isimdir. Sözlerin en güzeli ile kendisini uçurumdan kurtaran, dahası sonraki hayatı ve irşadıyla nicelerin uçurumdan kurtulmasına vesile olan Fudayl'ın insanlara en çok hatırlattığı hususun şu olduğu anlatılır: 'Sözünü amelinden bil.'

Amel ve fiil deyince akıllara elle yapılanlar gelir. İki dudağın arasından çıkıveren sözler, amel sınıfından görülmez. Hâlbuki kişiyi mümin kılan da, iman dairesi dışında tutan da dildir. Dil, kalbin tercümanıdır. Ve imana hükmetmek için kalbin tasdik ettiği hakikati dille de ifade etmek gerekir. Dil bu dünyanın da ahiret hayatının da kapısı gibidir. Zira doğru kullanılırsa cennete açılan, yanlış kullanılırsa cehenneme götüren bir kapıdır. Mehmet Paksu'nun kaleme aldığı Nesil Yayınları'ndan çıkan İnsanı Uçurumdan Kurtaran Sözler adlı eser, dilin insanı uçuruma götürme riskine işaret ediyor. Kitap, insanın uçurumdan kurtulma imkânını ayetler ve hadisler ışığında anlatıyor.

"Euzu" çek, Allah'a sığın: Allah dostları derler ki: "Euzu" kelimesi korkanların sığınağıdır. Kim kurtulmak için ihlâsla Allah'a sığınırsa; Hz. Allah şeytanla onun arasına üç yüz perde koyar." Felak ve Nas sûreleri, şeytandan korur. Resulullah bu sureleri özellikle yatmadan önce okurdu.

"Bismillah" demeden iş yapma: Bismillah ilk kurtarıcı ve sığınaktır. Bismillah Allah'tan izin almaktır, güç istemektir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri besmelenin tükenmez bir kuvvet ve bitmez bir bereket olduğunu bir misalle anlatmıştır. Bediüzzaman'ın dile getirdiği gibi; "bazısına insan her nefes muhtaç olur; cisme hava, ruha Hu gibi. Bazısına her saat; bismillah gibi...

"Sübhanallah" her şeye yeter: Sübhanallah, bir zikirdir. Peygamber Efendimiz, sübhanallah'ın faziletini işaret eder ve der ki "Yunus (as) balığın karnında iken yapmış olduğu dua şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü mine'z-zâlimîn (Sen'den başka ilah yoktur. Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim. Hiç şüphesiz ben kendime zulmedenlerden oldum.) Bir şey hakkında bunu okuyarak dua eden hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah onun duasını kabul etmesin."

'Elhamdülillah' bereketi artırır: Elhamdülillah, Allah ne verirse versin, müminin hoş görmesi, razı olması ve memnun olmasıdır. Nimetlere hamd etmek; nimetin kendi lezzetini yüz kattan daha fazla artırdığı gibi tadına da tat katar.

"Allahuekber" şeytanın desiselerini susturur: Şeytanın bir desisesi olan; bu kainata yıldızlara nasıl bir kişi idare eder sözlerini susturan sır Allahuekber'dir.

"La ilale illallah" de kurtul: Kelime-i tevhid ile hayata bakan insan için bütün kilitli kapılar açılır; ulaşılmaz yerler önüne seriler. Peygamberimiz "Hiçbir amel Lâ ilâhe illallahı geçemez. O silmedik hiçbir günahı bırakmaz." buyurmuştur.

"Lâ havle" her derde deva: Ebu Hurey-re'nin (ra) naklettiği şu hadiste Peygamber Efendimiz diyor ki: "Kim lâ havle velâ kuvvete illâ billâh derse en kolayı keder ve üzüntü olan doksan dokuz derde deva olur." "Lâ havle..." zikri Peygamberimiz'in miraçta getirdiği bir kurtuluş hediyesidir. Enes bin Malik'e göre lâ havle gök ehlinin en çok söylediği sözdür.

İstiğfar çek, rahatla

Tevbe, istiğfar günah çukurundan çıkıştır, nefse ve şeytana karşı kesin bir duruş sergileyerek savaş açmaktır. Hz. Ali: "Beraberinde kurtuluş reçetesi olduğu halde helak olan kimsenin durumunu hayret ediyorum. O reçete de istiğfardır."

Peygamberimiz şöyle istiğfar ederdi: "Estağfurullah el-azim ellezî lâ ilâhe illâhû el-hayyu'l kayyûm (Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan, diri ve her an yarattıklarını gözetip duran yüce Allah'tan bağışlanmamı dilerim).

"Hasbünallah" de sıkıntıdan kurtul: Efendimiz (sas) en dar zamanlarında, sıkıntılı anlarında ve korkulu hallerinde "hasbünallahü ve ni'mel- vekil" derdi. Bedüzzaman Hazretleri sürgün, yalnızlık, hastalık, ızdıraplara karşı günde 500 defa "hasbünallahü ve ni'mel- vekil"i okurdu.

Her hamd şükür değildir

Her şükür aynı zamanda bir hamddır, fakat her hamd şükür değildir. Hamd her mahlûkata yapılan ikramları, izzetleri Allah'a takdim etmektir. Şükür ise özel anlamda bize yapılan ikramlara karşılık vermektir. Mesela insan kendi rızkına bakarak Allah'a şükreder, bir milyonu aşkın hayvan türlerinin bütün fertlerini rızıklandıran Allah'a mahsus bir kemal olduğunu düşünerek hamd eder. Peygamberimiz "Allah bir kuluna nimet verir, o da 'Elhamdülillah' derse, o nimetin şükrünü ödemiş olur. Bir daha derse, Allah sevabını tazeler. Üçüncü defa derse, günahlarını affeder." buyurarak çok hamd etmenin önemine işaret ediyor.

zaman