İslami Eğitim

Kırmızı kapaklı bir sevda hikâyesi

İslami Eğitim/Kırmızı kapaklı bir sevda hikâyesi => Ey Nur! Olmasaydın eğer başıma yıkılırdı dünya, Kaybolurdum dehlizlerinde karanlığın, Yolumu şaşırır bulamazdım sensiz. Sensiz, bir hiç olup

Gönderen Konu: Kırmızı kapaklı bir sevda hikâyesi  (Okunma sayısı 1663 defa)

NesLiNuR

  • Bayan Moderator
  • Çalışkan Üye
  • *
  • İleti: 1711
  • Rep Puanı: 110
    • www.gizemliyazar.com
: Aralık 21, 2008, 04:18:45 ÖS


Ey Nur!

Olmasaydın eğer başıma yıkılırdı dünya,

Kaybolurdum dehlizlerinde karanlığın,

Yolumu şaşırır bulamazdım sensiz.

Sensiz, bir hiç olup silinirdim sayfalardan…

Anlamını bulamamış cümleler misâli yuvarlanırdım oradan oraya

İmlâm sensiz, ifadem sensiz…

Ruhum gezinir dururdu kocaman bir boşlukta,

Ellerim nasıl açılacağını bilemezdi gökyüzüne…

Anamazdım O’nun (c.c) adını bütün sırlarıyla,

Sensiz ezilirdim altında kâinatın,

Başıma yıkılırdı dünya sensiz!

Oysa, ne kadar geç ulaştım vuslatına,

Ne kadar geç kaldım…

Ardımda karanlık yıllar, yollar…

Işığı seçemediğim hayat kaldırımlarında, el yordamıyla inip çıktığım basamaklar…

Nursuz bir hayatın anlamsızlığında savrulan bakışlarım bir medet umarken gökyüzünden, bir kapı açılıyor yavaş yavaş…

Bırakmak istiyorum Nur’un sevgi dolu âlemine kendimi,

Alıp gitmek istiyorum O’nun ülkesine başımı.

Bir sevda hikâyesi bu, kırmızı kapaklı…

Daha okumaya başlamadan dokunuyor yüreğimin tellerine,

Yalnızlığımın, çaresizliğimin, suskunluğumun, arayışımın devâsı oluyor,

Devâsı oluyor dertlerimin,

Nurlaşıyor hasretim gri aynalarda,

Kelâm kurtarıcım oluyor.

Hayatın unutulmuş yerlerinde dolaşırken, Nur’u gönlümün en acıyan yerine sarıyorum.

Sevgi dolu cümlelerle ufkum beyazlıyor,

Nur oluyor her şey, gül oluyor, gül kokuyor…

Uzun süren sessizliğimin sonrasında okumaya başlıyorum Nurlarla birlikte, hayatı, kâinatı, insanı…

Yürüdükçe hakikat semasına Nur’un,

Anlamsızlığından kurtuluyorum dünyanın.

İnsanlığın asırlar boyu kanayan yarasına merhem oluyor,

Merhem oluyor yüreğimin kanayan her yarasına,

Kabuk bağlamış, katılaşmış, ama bulduğu her fırsatta kanayan yarasına…

Bir kasırgayla elem savurursa beni

Anlıyorum, nefesin bir mevsim sunmuyor dünyama,

Artık diyorum kırmızı kapağınla gülümsemiyorsun içime,

Darılıyorsun gafletime, inciniyorsun.

Bomboş amaçlar uğruna ihmalime kırılıyorsun…

Ama biliyorsun mecburum sana

Ve biliyorum ki batmışsam senden uzak kaldığım için.

Aklımda ve ruhumda damla damla biriken sancılar,

Biriken, büyüyen ve sarıp sarmalayan acılar…

Tarihe karıştı tereddüt asrı seninle, cevapsız sorular,manâsız kayboluşlar…

Şimdi bütün zamanlar senin,

Çünkü sen geldin,mekânlar senin.

Evrenin kaderi değil artık bu zemheri

Sürgün kokulu hayatımıza sen geldin çünkü,

Her yer bahar artık,nazarımız bahar, tebessümümüz bahar…

Kulağımıza fısıldıyor mevcudât yüce tesbihini.

Çağlardır beklenen bir müjde gelişin, ilhamın göklerden…

Gönlümün duvarlarına sızdı engin ziyân,

Simsiyah gecelerde aydınlattı sükûnetimi.

Belirsiz olmayacak artık yarınlarım,

Cevapsız kalmayacak sorular.

İstikbâle dalan gözlerim, artık gömülmeyecek zifirî karanlıklara.

Yıktın gelişinle uslanmayan vebasını çağın…

“Hüsün elbette bir aşık ister…”

Âşık içindir hüsün…Elbette bir âşık için.

“Güzelliğin öylesine aşikâr,”

Âşıkların sana muhtaç,sana müştak…

Uzatsam ben de elimi tutar mısın ey Nur?

Açar mısın eşsiz iklimine bîçare kalbimi?

Olmazsan eğer başıma yıkılacak dünya…

Yoksan eğer eziliyorum altında hayatın, kâinatın

Ey Nur!..




mavi

  • Onursal Üye
  • ****
  • İleti: 1921
  • Rep Puanı: 50
  • Eylülde gel demiştim
Yanıtla #1 : Ocak 09, 2009, 01:07:38 ÖS
Sensiz, bir hiç olup silinirdim sayfalardan…

Anlamını bulamamış cümleler misâli yuvarlanırdım oradan oraya

İmlâm sensiz, ifadem sensiz…

Ruhum gezinir dururdu kocaman bir boşlukta,

Ellerim nasıl açılacağını bilemezdi gökyüzüne…



çok güzel neslinur insanın tüyler diken diken oluyo cidden  sağol paylaşımın için canım