|
|
 |
|
|
Sarı Kız 20 yaşlarında iken, her akşam, kimselere görünmeden evden çıkıp, ermişlerle buluşup ibadet ettikten sonra aynı şekilde evine dönermiş.
Sarı Kız dünyevi sevgiyi, "İlahi Aşk"a dönüştürüp, Tanrı´ya ulaşmak için yanıp tutuşurken, köyün delikanlıları da "Sarı Kız" için yanıp tutuşurlarmış. Ama Sarı Kız hiçbirine yüz vermez, hiçbirisiyle gönül bağı kurmazmış. Bunu gurur meselesi yapan dünyalı gençler, aralarında dedikodu yaparak Sarı Kız´a tuzaklar kurmaya başlamışlar. Ne kadar takip etseler Sarı Kız´ı bir türlü yakalayamaz, nereye gittiğini ve nasıl eve döndüğünü bilemezlermiş.
Yaşadıkları durum karşısında çaresiz kalan gençler, ürettikleri dedikodularla, Sarı Kız´ın "kötü yolda" olduğu yolunda haberler ulaştırır iki ağabeyine...
Sarı Kız bir gün yine ibadete giderken, iki ağabeyi ve köyün gençleri, taş ve sopalarla kovalamaya başlamışlar. Kendini korumak için fundalık ve çalılıklar içerisine dalan Sarı Kız, "Ya Rabbim!.. Sen beni bunların elinden ve şerrinden kurtar" diye Allah´a yakarmış. Sarı Kız o anda gözden kaybolmuş... O günden bugüne Sarı Kızı bir daha gören olmamış...
SARI KIZ´IN HAMURU KÖYE BEREKET GETİRMİŞ
Sırra kadem basan Sarı Kız, kaybolduğu bölgede, ekmek yapmak için uğraşan yoksul ve kimsesiz bir nineye rastlamış. Sarı Kız, "Nineciğim sen dinlen hamuru ben mayalayıp yoğurayım" diyerek yardımcı olmuş. Sarı Kız´ın besmele ile yoğurduğu hamuru pişirmeye başlayan nine, görmüş ki, hamur tükettikçe artıyor, artıkça daha çok kabarıyor. Nine pişirmeye yetişemez olmuş. Pişirdikçe pişirmiş, pişirdiği ekmek köye yetecek kadar artıkça artmış. Nine Çaresiz, "Yetiş yaaa Sarı Kız" diye yardım istemiş. Hemen orada biten Sarı Kız, "Nineciğim sen tavuklarınla ilgilen ben hallederim" demiş. Nine, arkasını döndüğü bir anda; Besmele çekerek elini hamurun üzerine koymuş ve çalılıklara dönerek ellerini, o anda oluşan pınarcıklarda yıkamış yunmuş.
Sarı Kız tekrar sırra kadem basmış... Ama o anda orada oluşan yüzlerce pınarcık, yer altından kaynayarak çıkan sularıyla, sanki Sarı Kızın sırrını günümüze taşımak için akıp gelmişler. Bu gün o pınarcıkların bulunduğu yerde içerisinde nadide çiçeklerin yetiştiği, türlü bitki ve kutsal sayılan balıkların bulunduğu bir gölet meydana gelmiş. ulu Çınarların gölgelediği bu gizemli göl, doğal bir akvaryum görüntüsüyle, bir doğa harikası olarak, turistlerin akınına uğruyor. Gölde yüzen ördek ve kuğular ise geziye gelen halk tarafından beslenip, korunuyor.
|